HİÇBİR DUAYI VURAMAZSIN İSRAİL!


İnancın gemisine bindik, yükümüz rahmet.  Bundandır bizi acıtanın yarasını sarışımız. Sen hangi gemiye düştüğünü bilmiyorsun İsrail; burası insanlık güvertesi. Gözyaşının makam tuttuğu ses burası. Yutkunamadığın nefesinin cahilisin, hecemizi nasıl sökeceksin. Kendi ellerinle kurduğun ateşe koşarken susamışsın. Şişemizden su verirdik sana içmeseydin kanımızı. Ellerimizi kelepçelemeseydin böyle yorulmazdın.

İçimizdeki aşk, cennet gibi, ucuz değil biliyoruz. Yola varırken toprağa ve suya âyet olup girdiğimizi, görmek istemediğin beyaz bayrağımıza yazıyoruz.  Sınırlı zamandasın ah bir bilsen. Tamamlanacak olan nur, seni de içine alır özgürce tevbeni  etsen.  Uzaktan izlenmeye gelmez ölüm. Yakına gel bir hele, bak vicdanın ne diyor. O silah tutan parmakların konuşacak bir gün!  Korkun tahmin edemeyeceğin kadar çok olacak! Seni çıldırtan iman edişler var ya; o gün,  o sonsuzlukta aşka kanacak. Ama  sen kendi yaranı kaşıyorsun  habire. Kandan makyajın akıyor farkında değilsin. Ölülüğünü masum rolü pudralarla gizleyemezsin.

Sıkça adını duyarız İlâhi Ferman’dan. Yabancı gelmezsin bize, hep tanıdığımızsın. Kütüğünü okuruz, yapıp ettiklerini. Gönderilen elçilerin ellerindedir ellerimiz, biat etmişiz. Yakup Peygamberi ağlattığınla kalmadın ki… Sen kimseye kalmadın! Kuyular bizimle konuşurken duymazlığına bile sağırdın. Her çağırışında Kur’ân’ın, harflerin  hıçkırığında, o mukaddes hüznün basamağında dil ve damak olur dünya. Bir ağızdan merhamet merhem olur. Bayraklarımız bir bayrak, kalbimiz aynı sevdaya ağlar inanmasan da. Yalanların yeni değil, eski zamanlardan bu yana karardı ekran. Yine de bir ışık geliyor göğün sularından ve deliyor yüzünü. Körsün, işitmiyorsun mâdem; titre de dön vicdanına. Damlaların oyukları sana ne anlatıyor?

Toplandık burada, her birimiz bir gemi! Dualarla uğurlandık âlem-i ervahtan. Karşılandık kan ve gözyaşıyla. Sevinmedin geldiğimize, canın çıktı âdeta. Gerçek kurşunlarla rüyayı bozdun. Gevşetmek istedin, hızımıza kamçı vurdun. Uyuyacaktık belki, gözlerimizin içine kumları savurdun. Bu liman sana dar gelmiş besbelli. Kenan’ın kurtları bile itiraf etti, sen yedin kardeşini. Bulansın miden de  kavuş kendine. Çıkar yuttuğun insanlığını. Kimden korktun bu kadar  da özünü unuttun. Ovuşturma ellerini, iyi ettim vurdum diye.

 

Hiçbir duayı vuramazsın İsrail!

Ruhumuz kurşun geçirmez bizim.

 

 

Fâtıma Zehra MERİNOS

http://fatimazehramerinos.blogcu.com/hicbir-duayi-vuramazsin-israil/8025034

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !